14 Şubat 2019 Perşembe

ANTİK MISIR HİYEROGLİFLERİNDE SIFATLAR ve BİR SORU: HİYEROGLİFLERİN BİZİ DAHA ZEKİ HALE GETİRMESİ MÜMKÜN MÜ?

"Antik Mısır Hiyeroglifleri ve Çözümlemeleri 101" dersimi alan öğrencilerime notlar (😉):

NOT 1: Bu dersimizle birlikte Antik Mısır hiyerogliflerindeki belirtme sıfatlarına giriş yapıyoruz. Bir de naçizane bir hipotezim var, hiyeroglif deşifrelerinin insanları daha zeki hale getirebileceği üzerine. Bu konuyu da az da olsa siz değerli öğrencilerimin düşüncelerine sundum.

NOT 2: Bir önceki yazımda anlattığım hiyeroglifleri sindirerek öğrenmeden, bu derste anlattığım belirtme sıfatlarını öğrenmeye çalışmayınız; çünkü derslerimi aşamalı olarak vermekteyim😊

Antik Mısır hiyerogliflerinde sıfatlar, kelimenin sonunda yer alır [İspanyolcadaki gibi: casa blanca (beyaz ev)]; fakat kelimeler gibi telaffuz edilip okunmaz, sadece okuyucuya kelimenin kime ait olduğu konusunda bilgi verici niteliktedir. Antik Mısır hiyerogliflerinde bizim yazı sistemimizde olduğu gibi kelimeleri ayırmak için noktalar veya boşluklar kullanılmamaktaydı. Bu nedenle aşağıda göstereceğim sıfatlar-kelimelerin sonunda yer alma özelliklerinden dolayı- kelimeleri birbirinden ayırmak için de ipucu niteliğindedir.

Antik Mısır hiyerogliflerinde kullanılan sıfatların bazıları sadece tek bir kelime ile ilişkiliyken bazıları ise bir kelime grubu ile ilişkili olabilmektedir.  Örneğin, oturan bıyıklı bu adam  bize önünde yazılan her şeyin bir Tanrı ile ilgili olduğunu anlatmaya çalışır, öte yandan kollarını kaldırmış bir şekilde oturan bu adam ise  önünde yazılan her şeyin “Tanrı” özelliği göstermeyen sıradan bir erkek kişisi için yazılmış olduğunu bize anlatmaya çalışır.


Antik Mısır hiyerogliflerindeki sıfatlar sayesinde yazılan kelimelerin ne anlama geldiğini bilmek zorunda kalmadan, gösterilmiş sıfata bakarak kelimeler hakkında fikir sahibi olmanız mümkündür. Oysaki günümüz dilleri için böyle bir kolaylık söz konusu değildir. Örneğin Türkçe’den örnek verelim “güzel ev” kelime grubunda sadece “güzel” kelimesine bakarak önündeki ismin “ev” olabileceğini tahmin etmek bir hayli zor olmaktadır, çünkü ev yerine, bir insan, hayvan veya herhangi bir somut veya soyut unsur da “güzel” sıfatı ile tanımlanabilmektedir. Aynı durumu, günümüzde kullanılan her dil için düşünmek mümkündür. Oysaki hiyeroglifler gibi logografik veya ideografik (ideografi: kelimenin harfleri kullanılmadan doğrudan kelimeyi işaret eden sembol/işaret) olarak tanımlayabileceğimiz yazı dillerinde sadece sembole bakarak kelime hakkında fikir yürütmek mümkün olmaktadır. Tıpkı günümüz Japoncasındaki Kanjiler gibi (kısa kısa: Japoncada Hiragana, Katagana ve Kanji olmak üzere 3 farklı alfabe vardır, Hiragana orijinal Japonca kelimelerin yazıldığı harfler ve sesler bütünüdür, Katagana, Japonca olmayan-Japon değilseniz sizin veya benim isimlerimiz gibi- ve farklı dillerden Japoncaya giren kelimeleri yazmak için kullanılan bir alfabe iken Kanji ise tıpkı hiyeroglifler gibi ideografik özellik gösteren, harflere gerek kalmadan doğrudan kelimeyi işaret eden semboller bütünüdür). Hadi Japoncadan bir örnek vereyim size:
Kitap kelimesini  Japon harfleri kullanarak Hiragana ile yazalım: ほん

= “ho”
=   "n”

Dikkat ettiyseniz ilk karakter bir sesi (ho), ikinci karakter ise bir harfi (n) karşılıyor. Ne “ho” sesi ne de “n” harfi tek başına kullanıldığında “kitap” kelimesini karşılamıyor. Bu anlamı verebilmeleri için iki sesin bir araya gelmesi gerekiyor. Bu nedenle söz konusu sesler ideografik özellikte değildir.
Şimdi de “kitap” kelimesini Kanji ile yazalım:

Kanjiler ideografik özellikte olduğundan bu sembole bakarak sembolün doğrudan “kitap” kelimesine işaret ettiğini anlayabilirsiniz. Japonlar da genellikle hem yer hem de enerji tasarrufu için (ne de olsa zeki insanlar, i love Japanese<3) Hiragana kullanmak yerine Kanji kullanarak kelimeleri yazma yoluna gitmektedir. Japon gazetelerinde de genellikle Kanji yazı stili kullanılmaktadır. Yaklaşık 5000 Kanji karakteri olduğunu düşünüldüğünde ortalama bir Japon’un, 15 yaşına gelmeden gazetelerde yazılanları anlamasının zor olduğu düşünülür.

Tekrar hiyerogliflere dönelim. İdeografik özellikteki hiyeroglifleri deşifre edebilmek için hem görsel hafızamızın hem de sözel hafızamızın aktif hale gelmesi gerekir, bu da beynimizin iki yarımküresini aynı anda kullanmamızı gerektirir. Bu açıdan hiyeroglif gibi yazı dilleri sayesinde beynimizin hem sağ hem de sol yarım küresini çalıştırmamız mümkün olur. Öte yandan günümüz dillerini öğrenirken beynimizin sözel hafıza ile ilgili bölümü daha aktif olmaktadır. Bu sebeple hiyeroglifler beynimizi daha çok çalıştırır ve bizi zeki hale getirir J (Not: belirttiğim husus kanıtlanmış bir şey değildir, sadece benim bir hipotezimdir, Antik Mısır’a olan aşkım sebebiyle belki biraz araştırmacı ön yargısına kapılarak böyle bir hipotez geliştirmiş olabilirim, dolayısıyla bahsettiğim unsur ağır derecede öznellik barındırmaktadır, nesnellik aramayınız J yine de muhteşem bir araştırma konusu olabilir, Mısır bilimcilerin ve nörologların bilgisine).

Şimdi Antik Mısır hiyerogliflerinde sıklıkla kullanılan belirtme sıfatlarına dönelim. Size yine tablolaştırarak gösterdiğim 25 adet belirtme sıfatı, hiyeroglifleri deşifre etmek için oldukça gerekli olan sıfatlardır. Bu nedenle bu sıfatları unutmamaya çalışın: 


Hiyeroglif
Açıklaması
Ek açıklamalar
Dahası
1
Kartuş. Kraliyet ailesine mensup olanların isimleri, bu kartuşun içine yazılırdı.
Antik Mısır’da bu   hiyeroglif, “shenu” olarak isimlendirilirdi. “Shenu”, sonsuzluk demektir.
Demek ki bu hiyeroglifi gördüğünüz zaman, içinde yazılan ismin kraliyet mensubu olduğunu anlayacakmışsınız;)
2
Bahsi geçen kişinin veya özelliklerin, bir erkek kişisine ait olduğunu gösterir.
Aynı zamanda “ben” “bana” anlamlarına da gelir.

3

Bahsi geçen kişinin veya özelliklerin, bir kadın kişisine ait olduğunu gösterir.

 Bir önceki dersimizde gördüğümüz bu hiyeroglif de kelime sonuna geldiğinde o kelimenin bir kadın kişisini ifade ettiğini gösterir.
4

Çağırmak, seslenmek


5

Konuşmak, yemek ve içmek gibi aktiviteleri anlatır.
Ayrıca düşünmekle de ilgilidir; çünkü konuşmak, düşünceleri aktarmanın bir yoludur.
Düşünen bir insan gayri ihtiyari parmağını ağzına götürür. Demek ki bazı insan davranışları bin yıllar da geçse değişmiyor 😊 Acaba Homo Sapienler de aynı davranışı gösteriyor muydu?
6

Yorgunluk, bitkinlik, uyuşukluk gibi durumları anlatır.


7

Güç, kuvvet, güçlü olmak gibi kavramları ifade eder.
Antik Mısır’da bu   kavramları karşılayan kelime “nekht” dir.
Demek ki Antik Mısırlılar da o dönemde güç gösterisi için pazılarını gösteriyormuş=) Bu da bin yıllardır değişmeyen bir güç gösterisi davranışı olsa gerek 😊
8

Yürümek, ilerlemek gibi kelimeleri ifade eder.
 Ters yöndeki gösterimi “uzaklaşmak” anlamındadır.

9

Bahsi geçen kişinin veya özelliklerin bir “Tanrı”ya ait olduğunu gösterir.
Kadın kişisini sembolize eden hiyeroglifle karıştırmayınız. Bunda bıyık detayı var.

10

Bahsi geçen kişinin veya özelliklerin bir “Tanrıça”ya ait olduğunu gösterir.
Antik Mısır’da bu sembol “Arat” olarak isimlendirilirdi (sembollerin de Yunancası daha popülerdi, bir önceki yazımı okuyanlar hatırlar, o yüzden yunancasını da söyliyim: “Uraeus”).
Firavunların başlıklarında bu sembolü sıklıkla görmeniz mümkün. Bu durum, firavunların tanrı ve tanrıçaların yeryüzündeki yaşayan görüntüsü olarak sayılmaları düşüncesinin bir ifadesidir.
Firavun Tutankamon'un altın maskesinin üstünde Arat (Uraeus) sembolünü görebilirsiniz.
11

Tanımladığı kelimenin ilahi veya kutsal olduğunu gösterir.
Antik Mısır’da bu kelime “neter” olarak isimlendirilirdi.
Tanımlanan kelime bir Tanrı, Tanrıça veya kutsal bir şeyle ilgili olabilir.
12

Tanrı Ra’yı sembolize eder. Aynı zamanda Güneş diski demektir.
Zaman ve zamanın bir bölümünü anlatmak için de kullanılır
Antik Mısır’da her şehrin bir tanrısı veya tanrıçası vardı. Tanrı Ra, Antik Mısır’da Anu şehrinin tanrısıydı. Anu şehrinin, daha popüler olan Yunanca ismi Heliopolis’tir.
13

Ateş, sıcaklık, ısı


14

Ateş, sıcaklık, kandil vb. anlamlara gelmektedir.


15

Hayvanları sembolize eder.


16

Ağaç, yeşillik alan, yeşillik gibi kavramları sembolize eder.


17

Yol, patika, cadde   gibi kavramları sembolize eder.


18

Bıçak, bir şeyi kesmek kelime ve eylemlerini sembolize eder.


19

Bir şeyi yutmak eylemini anlatır. Ayrıca küçük, minik, negatif, kötü, kusurlu gibi kelimeleri de ifade eder.
Olumlu ve olumsuz anlamları aynı anda ifade ettiğinden kelimenin gidişine göre anlamına karar vermeniz gerekir.

20

“Toprak parçası” anlamına gelir.


21

Toprak, kara, arazi anlamındadır.
Antik Mısır’da bu hiyeroglif “ta” olarak isimlendirilirdi.

22

Bu hiyeroglif de toprak, kara, arazi anlamındadır.
Antik Mısır’da bu hiyeroglif de “ta” olarak isimlendirilirdi.

23

Dörtyol, kavşak, dörtyol ağzı anlamlarına gelmektedir.
Genelde bu sembolü gördüğünüz zaman bahsedilenlerin bir şehirle ilgili olduğunu düşünebilirsiniz.

24

Genellikle papirüsü ya da kitabı sembolize eder.
Antik Mısırlılar bilgeliklerini ve felsefelerini papirüslere yazdıkları için söz konusu bu hiyeroglif aynı zamanda “bilgelik” anlamındadır.

25

Gökyüzünü sembolize eder. Bazı yerlerde “cennet”i de sembolize etmektedir.
Antik Mısır’da bu hiyeroglif “pet” olarak isimlendirilirdi.




“Gökyüzü” ya da “cennet” kelimesini sadece belirtme sıfatını kullanarak  anlatabileceğiniz gibi bir önceki dersimizde göstermiş olduğum hiyeroglifleri kullanarak da yazabilirsiniz (tıpkı Japoncada kitap kelimesinin hem Hiragana hem de Kanji alfabesiyle yazılması gibi):
Gökyüzü, cennet (pet)=  
P= 
T= 
Şimdi aklınıza gelmiş olabilir: “Biz bu hiyeroglifleri kullanarak “pt” yazmış olmadık mı? Hani ortadaki “e” harfi?”

Şunu bilmelisiniz ki Antik Mısırlılar hiyeroglifleri yazarken sesli harfleri kullanmıyorlardı. Tıpkı günümüz insanının mesaj yazarken sesli harfleri çıkarıp sadece kelimenin iskeletini kullanması gibi: (merhaba yerine mrb, selam yerine slm ve dahası gibi, bunu bile Antik Mısırlılar bulmuş diyesim var 😊 )

Yukarıdaki örneğimize dönersek de bahsettiğim sebep üzerine “gökyüzü” kelimesini yazarken “pet” yerine p ve t harflerini karşılayan hiyeroglifleri kullandık; fakat telaffuz ederken “pet” şeklinde telaffuz etmemiz gerekir. Peki gökyüzü kelimesinin “pet” değil de “pat” veya  “pot” olmadığını nasıl buldular? Konu yine zat-ı muhterem Champollion’a geliyor. Demotik ve Grek yazı stillerini bilen Champollion, bu yazı stillerinde gökyüzü” kelimesinin nasıl yazılıp telaffuz edildiğini de bildiğinden sadece p ve t harflerini karşılayan hiyeroglifleri kullanarak yazılmış olan “gökyüzü” kelimesinin de “pet” olarak telaffuz edilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır.

Bir sonraki dersimizde hiyerogliflerin yazılış ve okunuş yönü, çok sesi karşılayan hiyeroglifler ve sayı ifadelerine giriş yapacağız. Böylece Antik Mısır Tanrı ve Tanrıçaları ile firavun isimlerini okuyabileceğiz.

O zamana kadar Medtu Neter’le kalın!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder